Konusu
" Öngörme becerisine sahip insanoğlu geleceğe yönelik endişelerini de çoğu zaman içinde taşır. Sizinkiler nelerdir? “

Yazar Rumuzu: zeytindalı2818
Eser Sıra Numarası: 200214eser26


                                                 VAR OL TÜRKİYEM!
     Türkiye ve Türklük kavramı yüzyıllar boyunca şanlı tarihiyle ayakta kalmış,Türkler yılmadan çalışmış ve zaferden zafere tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır. Bizler bazen adına destanlar yazdıran Metehan'la, bazen Fatih'in olmazı oldurmasıyla, bazen Kanuni'nin inci gibi dizdiği zaferlerle, bazen de Atatürk'ün engin görüşlü oluşu ve liderliğiyle övünmüşüzdür. Tarihe adını altın harflerle yazdıran kahramanlarla ve onlarla savaşan, düşünen, çabalayan isimsiz kahramanlarımızla şanlı tarihimizi anlatabiliyor ve "Ne mutlu Türküm diyene!" diye haykırabiliyoruz.
Tarihe nakış nakış işlediğimiz olayları anlatmayı bir yerde noktalamak ve sadece yapılanlarla yetinmek biz Türk milletine yakışmayacak davranışlardır. Aslolan geçmişle yetinmeyip geleceğe güvenle bakabilmekte. Tam da Atatürk'ün söylediği gibi Türk istiklalini ve Türk cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmeliyiz. Burada iş eğitimcilere, öğrencilere, ev hanımlarına, işçilere yani Türk milletine düşüyor. Bizler de her zaman çabalamalı, atalarımızın izinden gidip en iyisine ulaşmayı hedeflemeliyiz.  Bunları artık eskiden olduğu gibi topal tüfekle değil, akıl ve bilimle gerçekleştirmeliyiz. Dilimize, bayrağımıza, marşımıza, tarihimize sahip çıkmalı ve tarihe adımızı "Var olan Türkiye" olarak yazdırmalıyız.
Tarihte Halil İnalcık, matematikte Cahit Arf,sanatta Mevlana gibi olmalı devletimizi sanat ve ilimle ilerletmeliyiz. Sürekli olarak eserler vermeli ve diğer milletlerin tarihini, bilimini ve sanatını incelemeliyiz. Yurt içinde ve dışında kültür alışverişlerinde bulunmalı kendimizi dil açısından geliştirmeliyiz.  Öğrendiğimiz her dil bizi hem sosyal açıdan hem de bilimsel açıdan geliştirir. Dönemin siyasi olaylarına kayıtsız kalmamalı fikirlerimizi özgürce beyan etmeliyiz. Toplum içinde birey olduğumuzu göstermek için çabalamalıyız. Okullarda ve çevrede yapılan etkinliklerde bulunmalı hatta kendimiz etkinlikler hazırlamalıyız. Teknolojiyle birlikte baş gösteren sağlık problemlerine çözüm arayıp yurt dışında bile kendini kanıtlamış olan doktorumuz Mehmet Öz gibi iyi işlere imza atmalıyız. Hayata dar bir pencereden değil herkesin gözünden bakmalı ufkumuzu genişletmeliyiz. İnsan sever,  barışçıl ve yardımsever bireyler olmalıyız. Ağzımızdan çıkan cümlelerin çokluğuna değil her kelimede ne anlatmak istediğimize önem vermeliyiz. Gelecekten haberler aldığını sanan bir falcı gibi değil geleceğe ışık tutan ve geleceğe şekil veren bireyler olmalıyız. Biz birey olarak kendimizi geliştirirsek toplumla etkileşim sağlayıp toplumu da etkileriz.Eğer bu döngüyü sağlayabilirsek işte o zaman "var olan ve var olmaya devam edecek Türkiye" olmuş oluruz.Temeli gençlerden atıp meşaleyi onlara taşıtmalıyız.Çocuklarımıza vatan sevgisini aşılayıp gerçek bir Türk vatandaşı olmalarını sağlamalıyız. Teknolojinin kölesi olmak yerine teknolojiye hükmedip onun bizim kölemiz olmasını sağlamalıyız. Alışverişte Türk malını öncelikli tutup ekonomimizi en üst seviyede tutmalıyız.Vakıflara üye olmalı hatta imkanlar el veriyorsa kendimiz vakıflar kurmalıyız.
      Ülkemizi verimli bir toprak olarak düşünmeliyiz.Tohumunu körpe fikirler olarak, toprağı işleyeninde bizler olduğumuzu varsayalım. Atılan her tohum ve işleyen her insan toprağın yeşermesini sağlar. Yeşeren her fidan alın teriyle karışır ve bunun sonucunda emek ortaya çıkar. Bu ülkeyi daha iyi duruma getirmek için aslında çaba ve emek gerekir. Bu kadarı da Türk milletinden beklenir. Göz açıp kapayıncaya kadar gelişecek ve gelişmeye devam eden Türkiye için "Var ol Türkiyem!"